Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
Abdullah Kölemen

Abdullah Paşa, Türk Kölemenleri’nden Mısır ordusu süvari miralayı Rüstem Bey’in oğlu olup 1268/1852 yılında[1] Trabzon’da doğmuştur. İlk tahsilini Trabzon’da gördükten sonra Mekteb-i Sultanî’de okudu. Bursa Askeri İdadisi’ni (1876) tamamladıktan sonra Temmuz 1877 tarihinde Mekteb-i Harbiye’ye girdi. Böylece Mekteb-i Harbiye’ye (Harp Akademisi’ne) devam ederek birincilikle (1878) bitirdi. Mezuniyetini takiben, birinci olmak sıfatıyla hemen kabul edildiği Erkân-ı Harbiye Mektebi’nden yüzbaşı olarak çıktı (1269/26 Temmuz 1881). Abdullah Paşa’nın parlak bir askerî hayatı oldu. Abdullah Paşa, 21 Şubat 1882’de kurmay kıdemli yüzbaşı, 6 Haziran 1884’te kurmay binbaşı, 30 Temmuz 1887’de kurmay yarbay, 25 Ağustos 1888’de kolağası (kurmay albay), 10 Eylül 1891’de mirliva (tuğgeneral), 27 Ağustos 1894’te ferik (tümgeneral), 25 Mayıs 1904’te korgeneralliğe terfi etmiştir. 28 Kasım 1905’te en yüksek rütbe olan müşirliğe terfi eden Abdullah Paşa, 1909’da korgeneral (rütbe tasfiyesinden dolayı) olmuştur. Abdullah Paşa, askerî bilgisi ile birlikte temiz, nazik şahsiyeti ile tanınıyordu.[2]

Mezuniyetinden sonra ilk vazife yeri Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi oldu. Ancak bu vazifesine başladıktan bir ay sonra (Ağustos 1881) Hicaz Fırkası’na, erkân-ı harp reisliğinde bulunmak üzere gönderildi. Hicaz Valisi Müşir Osman Paşa’nın maiyetinde bulunduğu bu vazifesindeyken isyan eden Arap aşiret reislerinden Abdülmuttalib’in ayaklanmasını bastırdı.[3] İngilizlerin Sudan Seferi sırasında görevli olarak Mısır’a gönderildi. Önce Port Said’de kömür işçisi ve bir süre sonra ücretli İngiliz askeri kılığında Lord Kitchner’in yanında istihbarat toplamak amacıyla Sudan Savaşı’na katıldı.[4] Osmanlı Devleti hesabına yaptığı gizli hizmet bitince önce Hicaz’a, ertesi sene (1882) ise Erkân-ı Harbiye Mektebi’nde tabiye tatbikatı ve erkân-ı harbiye vezâifi dersleri hocalığı ile İstanbul’a gitti.[5]

“Yâverân-ı Hazret-i Şehriyârî’den Erkân-ı Habiye-i Umûmiye Reis-i Sânîsi ve Mekâtib-i Askeriye-i Şâhâne Müfettişi Ferik Sa’âdetlü Goltz Paşa Hazretlerinin muâvini Erkân-ı Harbiye miralaylarından Saâdetlü Abdullah Paşa’ya kemâkân hidmet-i hâliyesinden bulunmak üzere Erkân-ı mezkûre mirlivalığı verildi.[6] denilerek Goltz Paşa’nın Osmanlı Ordusu’nda çalıştığı sırada (1885-95) tercümanlığını ve muavinliğini yaptı.[7]

Abdullah Paşa yurtdışındaki askerî manevralara da müşahit sıfatıyla katıldı. 1884 yazında Rusya’ya (Petersburg, 24 Ağustos-3 Eylül), 1887 yazında Fransa’ya gönderildi. Aynı senenin sonunda Yunan hududunda keşifte bulunan komisyonun reisliğini yaptı. Bu heyet Osmanlı-Yunan Harbi’nden sonra hududu yeniden çizmiştir. Aynı vazifeyle 1888’de de Sırbistan hududunda bulundu. Eylül 1889’da çok farklı bir hizmet için, Rusya’nın Çanakkale (Kal’a-i Sultâniye) konsolosu Burecek’in burada Anakaluyan ismindeki bir Ermeni vatandaş namına, Romanoflardan Grandük Aleksandr için aldırmak istediği arazi işini tahkik için bölgeye gönderildi.[8]

1890’da Goltz Paşa’nın arizası üzerine Viyana sefaretine ateşemiliterlik vekâleti vazifesiyle gönderildi. Asıl vazifesi Düvel-i Muazzama ordularının yeni tüfeklerle ve dumansız barut kullanarak yapacakları manevraları takip etmekti. Bu manevraların en mühimi Avusturya’da icra edilecekti. Manevralardan sonra yine Goltz Paşa’nın yanındaki vazifesine döndü. Bundan sonra İstanbul dışındaki ilk vazifesi, karargâhı Şam’da bulunan V. Ordu’ya keşif vazifesiyle gönderilmesi oldu (Temmuz 1892). Buradaki çalışmalarını bitirerek aynı yılın Kasımı’nda İstanbul’a dönmek üzere vapurla Beyrut limanından hareket etti. 1894’te ferikliğe yükseldikten kısa bir müddet sonra fahri Yaverân-ı Hazret-i Şehriyâri arasına katıldı. Sasun’da 1894 Ağustos’unda Ermeniler tarafından çıkarılan isyan üzerine tahkikat için bölgeye gönderilen Abdullah Paşa’nın maiyetinde Emniyet-i Hariciye Müdürü Ömer Bey, Dâhiliye Nezareti Mektubî Kalemi Başkâtibi Mecid Efendi ve Maiyet-i Seniye Erkân-ı Harbî Mirliva Hafız Tevfik Paşa bulunuyordu (Kasım 1894).

Erkân-ı Harbiye-yi Umumiye Dairesi reisliğine ve aynı zamanda ilave memuriyet alarak Maiyet-i Seniye-i Mülukâne Erkân-ı Harbiyesi ikinci ferikliğine tayin olunan Abdullah Paşa ilk vekâleten Musul valiliği ile mülkî bir vazife de almış oluyordu (Nisan 1896). Aslî vazifesi ise Musul’daki ordunun kumandanlığıydı. Aynı senenin sonbaharında (26 Ekim) yeniden İstanbul’a döndü. Alman İmparatoru Wilhelm’in Osmanlı Devleti’ne ikinci defa gelişinde, Kudüs’e yaptığı ziyarette maiyetine verildi (Ekim 1898). 27 Mayıs 1904’te uhdesine I. feriklik verilen Abdullah Paşa, Maiyet-i Seniye-i Mülûkâne Erkân-ı Harbiye Reisi Müşir Şakir Paşa’nın ölümü üzerine yerine tayin edildi (Aralık 1904) ve ertesi sene (Kasım 1905) en yüksek askerî rütbe olan müşirliğe nail oldu.[9]

Lahey Sulh Konferansı’na askerî murahhas olarak iştirak etti. Paşa, Maiyet-i Seniye Erkân-ı Harbiye müşiriyken II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine 4. Ordu kumandanlığı ile İstanbul’dan uzaklaştırıldı. Mart 1909’da açığa alındıysa da 5 Mayıs’ta Edirne’deki İkinci Ordu kumandanlığına tayin edildi. Burada iki seneye yakın görev yaptı. Bu görevi sırasında muntazam bir program dâhilinde orduya talim ve terbiye çalışmaları yaptırdı. Birinci Ordu ile İkinci Ordu arasında manevralar gerçekleştirdi. Fakat bu çalışmalar Osmanlı ordusunun diğer birimlerine şâmil olmadığı için başarılı olamadı. 1326/1910’da “Tasfiye-i Rüteb Kânûnu” mûcibince rütbesi Birinci Feriklik, yani Orgeneralliğe indirildi.[10]

1911’de kurulan yeni ordu teşkilatında Birinci Redif Müfettişliği’nde[11] ve bir müddet de Askeri Şûra azalığında bulunan Paşa, Arnavutluk’taki Malisörler İsyanı üzerine Karadağ’a karşı toplanan ordu kumandanlığına tayin ve Osmanlı-İtalya Harbi sırasında İzmir civarında toplanan Anadolu Garp Ordusu kumandanlığına naklolundu.[12]

Balkan Harbi’nin başlaması üzerine Abdullah Paşa, istememesine rağmen Doğu Trakya Şark Ordusu Kumandanlı­ğı’na tayin edilmiştir.[13] Savaş için elverişsiz bir ortam ve umumi manzaranın ne derece kötü olduğunu gerek padişaha, gerek askerî erkâna anlatmasına rağmen[14] Paşa’nın kumandan olması, daha münasip birinin bulunmamasından ve hakkındaki emniyet ve güvenden ileri geliyordu.[15] Zaten Paşa da bu noktada şahsiyetin önemli olmadığını, önemli olan şeyin vatan ve milletin böyle bir felaketten en az zararla kurtarılması gereğine olan inancı nedeniyle bu görevi kabul ettiğini ifade etmektedir.[16]

Balkan Harbi sırasında Anadolu Şark Ordusu Kumandan­lığı’nı[17] kabul etmek zorunda kalan Abdullah Paşa hayatının ilk ve son talihsizliğini bu harpte yaşamış, sadece Osmanlı Devleti’nin değil, Paşa’nın da talihi bu harpte dönmüş ve 22 Birinciteşrîn (Ekim) 1912 Kırklareli ve 29/31 Birinciteşrîn (Ekim) 1912 Lüleburgaz hezimetlerinden dolayı Divan-ı Harp’te hesap vermek zorunda kalmıştır.[18] Abdullah Paşa beraat etmiş ise de 6 Ocak 1914’te emekliye ayrılmıştır.[19] Mütareke devrinde Ahmed Tevfik Paşa (Okday) kabinesinde Harbiye Nâzırlığı (11 Kasım-19 Aralık 1918) yapan paşa bir buçuk ay sonra istifa etmiş[20] daha sonra herhangi bir vazifede bulunmamıştır.

Abdullah Paşa’nın Harbiye Nâzırlığı sırasında Enzeli’de bulunan ve Bakü’ye gelmeye hazırlanan İngiliz birliğinin Generali Thamson, Osmanlı ve Azerbaycan birliklerinin 17 Kasım sabahına kadar Bakü’den çekilmelerini istemiş ve o gün İngilizler kente girmiştir. Şehre genel vali olan Thamson bu dönemde Türklere ve Müslümanlara saldırmış, birçok kişiyi öldürmüştür.

O sırada Tevfik Paşa hükümetinde Harbiye Nâzırı olan Abdullah Paşa, 21 Kasım’da yeni bir buyruk göndererek subay ve erlerin isterlerse Azerbaycan ve öbür İslâm devletleri hizmetinde kalabilecekleri yolunda eski buyruğun kaldırıldığını, dolayısıyla bunların tümünün Azerbaycan’dan ayrılmalarını, bunu dinlemeyenlere karşı kanunî işlem yapılacağını bildirdi. Bunun üzerine subay ve erlerin hemen tümü hem Osmanlı hem de Azerbaycan Hükümeti’ni güç durumda bırakmamak için Türkiye’ye döndüler. Bu gidiş Azerbaycan ordusunu çok güçsüz bir duruma düşürdü. 6 Aralık’ta Antranik’in Ermeni çeteleri Şosa’yı aldılar. Kentte ve köylerde binlerce Türkü öldürdüler. İngilizler ise bu duruma seyirci kalmışlardır.[21]

Abdullah Paşa’nın son görevinden ayrılışından ölümüne kadar olan dönemdeki hayatı hakkında fazlaca bir bilgiye sahip değiliz. Fakat ömrünün son yıllarında İzmir’e yerleşerek mütevazı bir hayat sürmeye başlamış ve nihayet 25 Nisan 1937’de İzmir’de ölmüştür. Mezarı İstanbul’da Büyükada’dadır. Paşa aile unvanı olan Kölemen soyadını almıştır.

 



[1]     Birçok kaynakta Abdullah Paşa’nın doğum tarihi 1846 olarak zikredilmiştir. Genelkurmay Basımevi tarafından basılan Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri adlı eserde de doğum tarihi, ATASE arşivine dayanılarak yine 1846 olarak zikredilmiştir. Yalnız Ali Birinci tarafından kaleme alınan Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi’ndeki “Abdullah Paşa” maddesinde Paşa’nın doğum tarihi 1852 olarak kaydedilmiştir. Askerî Mecmuada Paşa’nın doğum tarihini 1852 olarak zikretmektedir. Biz de Paşa’nın doğum tarihi olarak Askerî Mecmua’da zikredilen 1852 tarihini esas aldık. Bkz. Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri, Genelkurmay Basımevi, Ankara 2004, s. 4; Kolağası Mehmed Esad, Mir’at-ı Mekteb-i Harbiye, s. 552; Ali Birinci, “Abdullah Paşa”, Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, YKY, İstanbul 1999, s. 19-20; İbrahim Alâeddin Gövsa, “Abdullah Paşa”, Türk Meşhurları, tarihsiz, s. 4; “Merhûm Mareşal Abdullah’ın Hâl Tercemesi”, Askerî Mecmûa, c. VIII, sayı 106, Eylül 1937, s. 605-606; Mehmet Akif Bal, Trabzonlu Ünlü Simalar, Çatı Yayınları, İstanbul 2007, s. 64. 

[2]     “Merhûm Mareşal Abdullah’ın Hâl Tercemesi”, a.g.e., s. 605-606; Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri, s. 4; Ali Birinci, a. g.m., s. 19. 

[3]     Ali Birinci, a.g.m., s. 19. 

[4]     Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri, s. 5. 

[5]     Ali Birinci, a.g.m., s. 19. 

[6]     Takvim-i Vekâyi, “Tevcîhât”, No: 76, 1 Eylül 1307. 

[7]     Kolağası Mehmed Esad, Mir’at-ı Mekteb-i Harbiye, s. 558. 

[8]     Ali Birinci, a.g.m., s. 19. 

[9]     Ali Birinci, a.g.m., s. 19; Salnâme-i Askerî (1326 sene-i kameriye-i hicriye ve 1324 sene-i mâliye 1286 sene-i şemsiye-i hicriyesine mahsus.); Gövsa, “Abdullah Paşa”, Türk Meşhurları, tarihsiz, s. 4. 

[10]    “Merhûm Mareşal Abdullah’ın Hâl Tercemesi”, a.g.e., s. 605-606. 

[11]    Abdullah Paşa, 1327/1911’de yeni kurulan kolordu teşkilatı sebebiyle, Birinci Redif Müfettişliği’ne getirilince görevinden istifa etmiştir.

 [12]    “Merhûm Mareşal Abdullah’ın Hâl Tercemesi”, Askerî Mecmûa, c. VIII, sayı 106, Eylül 1937, s. 605-606; Ali Birinci, a.g.m., s. 19-20; Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri, s. 5.

 [13]    Balkan Devletlerinin savaş için yığınak yapmaları üzerine Osmanlı Devleti, Şark Kumandanlığı’na Abdullah Paşa’yı, Garp Ordusu’na aynı rütbedeki Ali Rıza Paşa’yı, Vardar Ordusu’na Ferîk Zeki, Alasonya Ordusu’na Mahmud Şevket Paşa’yı tayin etmiştir. Mahmud Şevket Paşa bu tayini kabul etmeyerek istifa etmiştir. Bunun üzerine Alasonya Ordusu kumandanlığına, askeri bir kıymeti olmayan, jandarmadan yetişme ferik Hasan Tahsin Paşa tayin olunmuştur. Ziya Nur Aksun, Osmanlı Tarihi, 5. Cilt, Ötüken Neşriyat, İstanbul 1994, s. 432.

 [14]    Abdullah Paşa, Operatör Cemil Paşa’ya ve onun vasıtasıyla da Padişah’a, askerî vaziyetin iyi olmadığını, harbin mağlubiyetle neticelenileceğini söylemiştir. Ziya Nur Aksun, a.g.e., s. 432-433.

 [15]    Abdullah Paşa, “Orduyu vakt-i hazarda yetiştirmiş olanların iş başına gelmesi icap ettiğini, bu sebeple hassaten Mahmud Şevket Paşa’nın Şark Ordusu Kumandanlığı’nı kabul etmesi lazım geldiğini, bunu Vükelâ Meclisi’nde de söylediğini, ancak Mahmud Şevket Paşa’nın istinkâf ettiğini” söylemektedir. Bkz. Abdullah Paşa, 1328 Balkan Harbi’nde Şark Ordusu Kumandanı Abdullah Paşa’nın Hâtıratı, Erkân-ı Harbiye Mektebi Matbaası, İstanbul 1336, s. 13.

 [16]    Abdullah Paşa, a.g.e., s. 13-14.

 [17]    Abdullah Paşa’nın Şark Ordusu kumandalığına tayini devrin gazete ve dergilerine de yansımıştır. “Umum kumandan: Hâl-i seferberiye vaz’ olunan kıtaâtın umum kumandanlığına Ferik Abdullah Paşa’nın tayin edildiği haber alınmıştır.” Sebîlürreşad, cild 2-9, sayı 213, 22 Şevval 1330/ 20 Eylül 1328, s. 99.

 [18]    Abdullah Paşa, 1912 yılında Kırklareli’nde ve bir hafta sonra da Lüleburgaz’da Bulgarlara karşı verilen muharebeleri idare etmiştir. Ancak bu muharebelerde malzeme ve erzak yetersizliği yüzünden Çatalca’ya kadar geri çekilmek zorunda kalmıştır. Geniş bilgi için bkz. Recep Çelik, “Kölemen Abdullah Paşa 1328 Balkan Harbi’nde Şark Ordusu Kumandanı Abdullah Paşa’’nın Hatıratı (tahlil-metin), İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek LisansTezi, İstanbul, 1991, s. VI-VII.

 [19]    Ali Birinci, a.g.m., s. 19-20; Balkan Savaşı’na Katılan Komutanların Yaşam Öyküleri, s. 5.

 [20]    “Merhûm Mareşal Abdullah’ın Hâl Tercemesi”, a.g.e., s. 606.

 [21]    Recep Çelik, a.g.e., s. VII-VIII. 

Abdullah Kölemen - Yazarın kitapları

Kapat